Thursday, October 30, 2003

Yazılım Patentleri Hakkında - Donald Knuth

(Donald Knuth, bilgisayar bilimin önde gelen profosörlerinden biridir. Bilgisayar bilimin önemli bir dalı olan Hesapsal Yük Teorisinin kurucusudur. Algoritma hakkındaki kitapları, akedemide en temel referans olarak kabul edilir).

...

Patentler ve Tescilli Markalar Komisyon Başkanına, Box 4, Patent and Trademark Office, Washington, DC 20231

Sayın Komisyon Başkanı,

Diğer bilgisayar bilim uzmanları arkadaşlarımın bir süre önce yaptığı gibi, sizden ve ofisinizden bir ricada bulunmak istiyorum. Lütfen hesapsal işlem/fikir/yazılımlara patent verme kararınızı bir daha gözden geçirin. Bugünlerde tüm yazılım dünyasında, özellikle şu anda aktif olarak çalışan bilgisayar bilimciler arasında büyük bir endişe ve rahatsızlık hissetmekteyim, çünkü Patent Mahkemelerinin ve Patent/Tescil Ofisinin kararlarının hayatlarını zorlaştırdığını söylüyorlar.

1945-1980 arasında genel inanış (ve uygulama), patent kanunlarının yazılım ürünleri ile ilgisinin olmadığı yönünde idi. Fakat son zamanlarda görüyoruz ki bazı kimseler pratik faydası ve önemli olan bazı algoritmalar için patent almışlar -mesela Lempel-Ziv sıkıştırması, RSA açık anahtar şifrelemesi- ve bu kimseler şimdi kanuni yaptırım kullanarak diğer programcıların bu algoritmaları kullanmalarını engellemeye uğraşıyorlar.

Bu durum, şimdiye kadar yaşadığımız bilgisayar devrimini mümkün kılan politikalardan ciddi bir sapmadır, ve bu sapmanın toplum için çok zararlı olacağını düşünüyorum. Eğer bu durum daha önce kullanımda olsaydı, benim kendi çalışmalarıma zarar verecek bir gelişme olacağını belirtmek isterim. Mesela ben, tüm dünyadaki matematik ve fizik makale ve kitaplarının %90'ını yazmak için kullanılan TeX adlı bir yazılım geliştirdim. Eğer bugünkü yazılım patentleri 1980'de aktif olsaydı, böyle bir sistem kurmam mümkün olmazdı, kurmayı düşünmek aklımdan bile geçmezdi, ve başka birinin de bunu düşüneceğini zannetmiyorum.

Bana söylendiğine göre, şu anda mahkemeler matematiksel algoritmalar ile matematiksel olmayan algoritmalar arasında bir ayrım yapmaya uğraşıyorlarmış. Bir bilgisayar bilimci bu arayışın ne kadar boş olduğunu size söyleyebilir. Evrende Bir algoritmadan daha matematiksel bir şey zâten yoktur. Algoritma, doğanın fiziksel kanunlarından ayrı duran soyut bir kavramdır.

Dahası, sayısal ve sayısal olmayan algoritmalar arasında bir ayrım bulmak da mümkün değildir. Sanki sayısal değerler, diğer kesin bilgilerden değişik bir şeylermiş gibi. Bütün sayılar veridir, butün veriler sayıdır. Zaten matematikçilerde sayılardan çok harfler ile çalışmaktadırlar.

İşte bu yüzden, algoritmaları "bu matematikseldir, bu değildir" gibisinden bir ayrıma tâbi tutmaya uğraşmak, bence, 19. yüzyılda Indiana eyalet meclisinin "bir çemberin çevresinin çapına olan oranının yaklaşık 3.14116 değil, tamı tamına 3 olduğunu" söyleyen bir kanunu geçirmeye uğraşması kadar saçma geliyor. Bu da aynen ortaçağ kilisesinin "güneşin dünyanın etrafında döndüğünü" beyan etmesi gibi birşey.

Amerikan kongresi bir süre önce, çok akıllıca bir kararla, matematiksel şeylerin patentlenemeyeceğine karar verdi. Zaten başka türlü matematik yapmak mümkün olmazdı; Pitagoras teorimini her kullandığımızda birine telif hakkı mı ödeyecektik?! Bu bağlamda belirtmek gerekiyor ki, bugünlerde insanların büyük bir aceleyle patentlemeye çalıştığı temel algoritmik fikirler bu kadar temel ve herşeye lazım olacak türdendir. Eğer şu anki gidişata izin verilirse, sonuç, yazarlara kelimeler için patent almaya izin vermek gibi olacaktır. Yazarlar ve gazete muhabirleri, her kelimenin sahibine telif hakkı ödemedikçe yazı yazamaz hâle geleceklerdir. Algoritmalar yazılım için aynen kelimeler bir hikaye için neyse, o kadar temel bir gerekliliktir, çünkü algoritmalar her ilginç yazılım ürününü üretmek için gerekli olan en temel yapı taşıdırlar. Eğer her avukat başarı ile kullandığı bir savunma yöntemini, ya da anayasa mahkemesi, önceden verilmiş kararlarını patentlese halimiz nice olurdu?

Patent mahkemelerinin bir patent kanunu formalize ederken topluma hizmet etmek istediklerini biliyorum. Patent ofisinin, şimdiye kadarki soyut düşünceye değil, somut fiziksel kanunlara dayanan teknolojik yaklaşımları etrafındaki misyonunu başarı ile yerine getirdiğini söyleyebilirim. Benim kendi şahsımın da bazı donanım araçları hakkında patentlerim var. Fakat şu anki tüm yazılımları patentlemeye doğru giden trend, görüşümce ufak bir avukat ve mucit haricinde kimseye yararlı olmayacak, ve aynı zamanda bilgisayarlar yararlı işler yapmaya uğraşan insanların ezici çoğunluğu için zararlı olacaktır.

Bütün gün boyunca işimi yapabilmek için kullandığım programları şöyle bir aklımdan geçirince, hemen belli oluyor ki bu programlardan hiçbiri, eğer yazılım patentleri 60'larda ve 70'lerde aktif olsaydı bugün mevcut olmazlardı.

Eğer bugün kuralları değiştirirsek, yazılım dünyasındaki tüm gelişimi şu anki seviyesinde dondurmuş olacağız. Bugünkü trend devam ederse, Amerika'nın değerli yazılımcıları için tek çare olarak ya yazılımı bırakmak, ya da ülkelerinden göç etmek zorunda kalacaklardır. Her halükarda ABD yazılım dünyasındaki lider konumunu kaybedecektir.

Lütfen bu tehlikeli trendi tersine çevirmek için elinizden geleni yapın. Yazılımcıların entellektüel haklarını korumak için "ellerinden en temel yapı taşlarını almaktan" çok daha verimli yöntemler var.

Saygılar,

Donald E. Knuth, Emeritus Profosör, Stanford Üniversitesi

No comments: